Kız Kardeşim

Kız Kardeşim Saat on. Oda yarı karanlık. Kız kardeşim uyuyor, eli şakağında; yüzü bembeyaz olduğu halde, yatak beyazdan daha beyaz, ışık, biliyormuş gibi, kendini hemen hemen hiç göstermiyor. Gömülüyor yatağa, pembemsi meyvenin daldığı gibi, yumuşak otların derin döşeklerine. Rüzgâr okşuyor göğüslerini, dikleştiriyor onları ısrarla dokunarak, geçip giderken saniyelerin geçişi gibi. Örtüyorum usulca üstünü beyaz örtüyle ve saklıyorum sevgili ellerini korumak için havadan. Parmak uçlarıma basarak kapatıyorum yatağına yakın bütün kapıları, pencereyi açık bırakıyorum, perdeleri çekiyorum, hazır olsun gece için. Dışarıda ne kadar çok gürültü, insanı boğan: kavgacı adamlar, kadınlar suyu çıkmış dedikodularıyla. Nefret birikiyor artarak, dükkanların kepenkleri çarparak kapanıyor. Ah sesler, durun! Dokunmayın kardeşimin yuvasına. Şimdi kız kardeşim örüyor ipekten kozasını Tıpkı bir ipekböceği gibi. Kozası bir rüya. Dokuyor bir tohum kabuğu altın bir pırıltının ipl...