Ana içeriğe atla

28 yaşındaki işsiz genç intihar girişiminde bulundu

 


28 yaşındaki işsiz genç intihar girişiminde bulundu

İktidar, Türkiye’de yoksulluğun sorun olmaktan çıktığını iddia ederek halkın ‘gerçek sorunlarına’ kulak tıkamaya devam ederken, Çanakkale’de 28 yaşındaki işsiz genç Abdullah Kiriş “Artık kuracak bir hayalim de, hayattan bir beklentim de kalmadı” diyerek, intihar girişiminde bulundu.

  

E-posta15 Ocak 2021 Cuma, 17:33

 

Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde yaşayan, fırıncı ustası olduğu öğrenilen ve iş bulamayan 28 yaşındaki Abdullah Kiriş isimli genç, sosyal medya hesabından ‘hayattan hiçbir beklentisinin’ kalmadığını belirten uzun bir not yazarak intihar girişiminde bulundu. 

Saat 10.30 sıralarında ilçe merkezindeki Piri Reis Müzesi önüne gelen Kiriş, sosyal medya hesabından “Piri Reis Müzesi önündeyim. Son bir deniz havası alıyorum. Dertlerimi hep denize dökerdim. Şimdi ise, son kez döktüm içimi. Hakkınızı helal edin” mesajını  paylaştı.

Elindeki tabancayı kalbine dayayan Kiriş'i polis ekipleri ikna etmeye çalıştı. Öte yandan olay yerine gelen İlçe Emniyet Müdürü Fadıl Güçlü ve İlçe Kaymakamı Hakan Kılıçkaya da Abdullah Kiriş'i ikna etmeye çalıştı. Uzun uğraşlar sonuç vermedi. Kiriş, kalbine dayadığı tabancanın tetiğini çekti.

Ağır yaralanan Kiriş, olay yerinde bekleyen ambulans ile Gelibolu Şehit Koray Onay Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından ise Mehmet Akif Ersoy Çanakkale Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Gelibolu ilçesinde tabancayı kalbine dayayıp ateşleyen Abdullan Kiriş'in, sosyal medya hesabından intihar edeceğini duyurduğu ortaya çıktı.

‘KURACAK HİÇBİR HAYALİM KALMADI’

Kiriş’in sosyal medyadan paylaşğı mesajı şu şekilde: 

“Hayattan hiçbir beklentim kalmadı, hiçbir işimde yolunda gitmiyor zaten. Gece olunca yastığa kafamı koyduğumda kuracak bir hayalim de kalmadı. 28 yıldır kurduğum hayaller gerçekleşmediği gibi bundan sonrası için de ümidim yok. Bir işim bile yok, sabıkalı olduğum için nereye başvursam hep pislik gözüyle bakıldım.

Oysa ki suçun ne diye bile sormadılar. Birçok şeyden yoruldum. Annem, güzel annem fedakar annem. Yemedin, içmedin, giymedin giydirdin. Hep bizim için mücadele ettin. Yıllardır sana layık evlat olamadım. En çok beni sen affet. Bu seni son üzüşüm özür dilerim. Fatih koçum anneme sahip çık. Sakın üzme kendini de. Senden tek istediğim anneme bir of bile demeden sahip çık. Belki sana da abilik edememişimdir hakkını helal et. Deniz abiciğim güzel kardeşim sen de affet beni. Abin seni çok seviyor. Seni o kadar özledim ki Allah biliyor. Babam senelerdir görüşemiyoruz. Dargındık babamsın atamsın sen de hakkını helal et.

Sakın annemi üzecek tek kelime etme hakkımı helal etmem sana. Ablam Gül aramız pek iyi değil biliyorum sen de hakkını helal et. Arda'mı Yekta'mı benim için öp. Hakkınızı helal edin. Silahı nereden bulmuş polis abiler sorarsa ismini bilmediğim bir abiden para karşılığında aldım. Zaten bu da çok önemli değil silah olmazsa ip var. Daha çok yazmak isterdim ama uzatmaya gerek yok. Hepiniz hakkınızı helal edin. Vasiyetim beni Gelibolu Alaaddin Kalfa mezarlığına gömün. İşiniz olmazsa arada ziyaretime gelin canım sıkılır.

A A


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ATLAR ve İNSANLAR (aşıklar için)

  berbat. okuma bunu. elden geçirdim bu metni.... Not: Okuyacağınız bu metin daha geniş çaplı hale gelmiş biçimde yazıldı, düzeltilecek, bir roman bu, yayınevinin birinden onaya alan, basılacak olan metin, okuyacağınız onun küçük hali, öykü hali.  ATLAR ve İNSANLAR (sevi-şenler için)(eski insanlar sevmeyi tarif ederken 'sevişmek' kelimesini kullanırdı) bu kast edilmiştir-   Köye yaz gelmişti, yaz ayının cidden hissedilmeye başlandığı ilk gündü. Ertesi gün hava bozacak endişesi yoktu insanlarda. Gökyüzü apaçıktı. Güneş parlaktı gün boyu. Dikkatini verirsen; dans ederek, birbirine takılarak otların, ağaçların çiçeklerin arasından uçan mutlu kelebekleri görürdün. Bir evin önünde güneşin kızdırdığı betona uzanmış bir kedi sırt tüylerini yalıyor hararetle. Köyün deresinden geçen gri kurt karşı kıyıda emniyette olduğunu anladıktan sonra silkeleniyor; ıslandı, yalıyor tüylerini. Ormandan çıkan bir tilki kıçını üstüne oturmuş çevreyi seyrediyor keyifle, bal arıları, eşek arıl...

JAMES BROWN 23

  JAMES BROWN 23   1 Necdet woke up at the break of dawn. Sleeping, waking up, and eating under a tree in the countryside felt wonderful. As a child, he and his friends used to practice doing exactly this. Feeling bursting with energy, he grabbed a tree branch and did a few pull-ups. He couldn't manage many, so he lit a cigarette instead. He walked down to the creek to relieve himself, where he had set up a secluded spot. On his way back, he fetched a jerry can of water. While rummaging through the plastic bags for food, he stumbled upon some tea, sugar, and a bit of stale bread. He was thrilled; he had completely forgotten he left them there. He brewed some tea, dipped the bread into it, and ate. Once the day fully brightened, he headed down to the town. While sipping a cup of tea treated by an acquaintance, he happened to overhear a conversation. He learned that Uncle Hayri and his wife, whom he had known for ages, needed some help. The place they lived was a long ...

YILDIZ ADAM HATIRASI

  YILDIZ ADAM HATIRASI   Karlı bir gündü, şehir görülmemiş biçimde karlıydı. Cezaevinin kapısından çıktı. Hakkı, on yıl hapis yatmıştı, zehir gibi acı günler, hazmedilmesi zor simsiyah günler devirmişti.   Dostunun evinin ön bahçesindeydi, içiyorlardı, bahçeye söylenerek bir adam geldi, Kadir’den alacağı vardı, Kadir, “borcumu ödeyeceğim” deyip durdu her zamanki gibi, adam bundan bıkmıştı, yeni evlenmişti ve para acil lazımdı, bu kez parayı alacaktı, Kadir adama diktir çekip küfür edince tartışma kavgaya döndü, Kadir masadaki bıçağı almak isterken adam atik davrandı ve bıçağı kaptı, Kadir, sandalyeyle savunma yaptı ve adam yere düştü, Kadir adamın üstüne çıktı ve onu hurda haşat ediyordu, bıçak yere düşmüştü, Hakkı Kadir’i adamın üstünden almaya çalışıyordu. Onu güçlükle geri çekti, ona sarıldı, Hakkı, başını geri çevirince adamın yerden bıçağı almış koşarak üstüne geldiğini fark etti, son anda fark etmişti onu, bıçağı almaya çalıştı, bir süre savaştılar bu konuda, Ha...