Ana içeriğe atla

CİNSELLİK, BİOENERJİ ve RUHUNUN HAREKET GEÇMESİ NEYE BAĞLIDIR?

 


CİNSELLİK, BİOENERJİ ve RUHUNUN HAREKET GEÇMESİ NEYE BAĞLIDIR?

 

Trajedi, ruhun harekete geçmesi için koşul, zemin hazırlar.

Zevk sefa içinde çığır açacak hünere sahip tek kişi yaşamamıştır hayatta.

Bilim adamları, sanatçılar, yazarlar en değerli eserlerini büyük trajediler, acılar yaşarken ortaya çıkarabilmişlerdir.

Trajedi, ruhun yükselmesine yol açar.

 

Açın bakın tarihe geçmiş insanların hayatlarını.

Ölüm kalım savaşı esnasında büyük işlerin altına imzalarını atmışlardır.

Çok büyük dertler, acılar, sorunsallar içindedirler.

Yürekleri, zihinleri işte bu esnada sihirli kıvılcımları çıkarır ve bu hayatlarda yangın başlatır.

Bu kişi büyük adam olur.

Bu dert beni adam eder.

Öldürmeyen güçlendirir sözünün perde arkası budur, bunu anlatmak ister.

 

Bedenimiz için değil, ruhumuz için, ondaki yüceliği kavramak için, onla bağlantı kurabilmek içi nefes alıp vermekteyiz. Beden çürür, ruh çürümez, ruh sonsuzdur!

 

Sen bunu kavradığında başına gelen her şeyi bilgelik göğsüyle karşılayacaksın, gülümseyeceksin, hoşgörülü olacaksın sana acı çektirdiğini düşündüğün şeylere, kişilere. Kalbinden, zihninden, içindeki bilmediğin derinliklerden öfken, hayal kırıklıkların parça parça kalkacak, temizlenip saflaşacaksın.

Her zihinsel boşalman enerjini daha bir kaliteli hale getirecek.

Her masturbasyonla, ya da biriyle seviştiğinde enerjini onlardan kurtarmış olacaksın.

Sakın unutmayın; cinsellik gözyaşı gibi temizler bedenini, yükseltir.

Beş para etmez cinsellikten söz etmiyorum.

Libido ileri gitmeni sağlar.

Cinsel organın sihirlidir.

Sakral çakran sihirlidir.

Milyonların haberi yok, Sakral Çakra nerededir bedeninde.

Sakral Çakra: Cinsel enerji merkezidir.



Kadınlarda vajina ile kıç deliği arasında bulunur.

Erkeklerde de penis ile kıç deliği arasında bulunur.

Sakral Çakran’da en büyük güç saklıdır.

Erkek ya da kadın cinsel olarak aktif hale geçtiğinde işte tam o bölge aktif oluyor demektir.

O enerji sırttan yükselerek enseden başın üstüne gelir. Akar, penis ya da vajinadan açığa çıkar.

Benim sokakta gördüğüm kadın ve kızlar farkında olmadan oralarına dokunmaktalar, defalarca oldu, benim bakışım kızların kadınların oralarını harekete geçirir, basit bir bakış. Yürekle, ruhla bakışım. Çünkü bende onların o güçlerini harekete geçiren, enerji, motivasyon, bioenerji vardır.

Kızlar ve kadınlar tam sözünü ettiğim yere, oraya bir şey dokunmuş gibi ellerini atıp oralarını okşarlar, pencere siler gibi. Bunu defalarca yaşadım.

 

Kızlara şunu derim kadınlara:

Ruh ikizini denen kişi…tam o sırlı bölgenizi harekete geçirmeyi başarabilen kişidir.

Bunu da Tanrı bilir.

Çok büyük zevk, tatmin, deli bir aşk hissedersiniz ona, onu ölümüne seversiniz.

Canınız olur her şeyiniz.

Onu kaçırmayın!

O size bir kere verilecektir.

Kaçırdınız; işiniz bitti.

Aranıza başkaları girer, gölgeler, o kişiyi atarsanız intihar edip öldünüz demektir, mücadele edeceksiniz, kendiniz ve onun için.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ATLAR ve İNSANLAR (aşıklar için)

  berbat. okuma bunu. elden geçirdim bu metni.... Not: Okuyacağınız bu metin daha geniş çaplı hale gelmiş biçimde yazıldı, düzeltilecek, bir roman bu, yayınevinin birinden onaya alan, basılacak olan metin, okuyacağınız onun küçük hali, öykü hali.  ATLAR ve İNSANLAR (sevi-şenler için)(eski insanlar sevmeyi tarif ederken 'sevişmek' kelimesini kullanırdı) bu kast edilmiştir-   Köye yaz gelmişti, yaz ayının cidden hissedilmeye başlandığı ilk gündü. Ertesi gün hava bozacak endişesi yoktu insanlarda. Gökyüzü apaçıktı. Güneş parlaktı gün boyu. Dikkatini verirsen; dans ederek, birbirine takılarak otların, ağaçların çiçeklerin arasından uçan mutlu kelebekleri görürdün. Bir evin önünde güneşin kızdırdığı betona uzanmış bir kedi sırt tüylerini yalıyor hararetle. Köyün deresinden geçen gri kurt karşı kıyıda emniyette olduğunu anladıktan sonra silkeleniyor; ıslandı, yalıyor tüylerini. Ormandan çıkan bir tilki kıçını üstüne oturmuş çevreyi seyrediyor keyifle, bal arıları, eşek arıl...

JAMES BROWN 23

  JAMES BROWN 23   1 Necdet woke up at the break of dawn. Sleeping, waking up, and eating under a tree in the countryside felt wonderful. As a child, he and his friends used to practice doing exactly this. Feeling bursting with energy, he grabbed a tree branch and did a few pull-ups. He couldn't manage many, so he lit a cigarette instead. He walked down to the creek to relieve himself, where he had set up a secluded spot. On his way back, he fetched a jerry can of water. While rummaging through the plastic bags for food, he stumbled upon some tea, sugar, and a bit of stale bread. He was thrilled; he had completely forgotten he left them there. He brewed some tea, dipped the bread into it, and ate. Once the day fully brightened, he headed down to the town. While sipping a cup of tea treated by an acquaintance, he happened to overhear a conversation. He learned that Uncle Hayri and his wife, whom he had known for ages, needed some help. The place they lived was a long ...

YILDIZ ADAM HATIRASI

  YILDIZ ADAM HATIRASI   Karlı bir gündü, şehir görülmemiş biçimde karlıydı. Cezaevinin kapısından çıktı. Hakkı, on yıl hapis yatmıştı, zehir gibi acı günler, hazmedilmesi zor simsiyah günler devirmişti.   Dostunun evinin ön bahçesindeydi, içiyorlardı, bahçeye söylenerek bir adam geldi, Kadir’den alacağı vardı, Kadir, “borcumu ödeyeceğim” deyip durdu her zamanki gibi, adam bundan bıkmıştı, yeni evlenmişti ve para acil lazımdı, bu kez parayı alacaktı, Kadir adama diktir çekip küfür edince tartışma kavgaya döndü, Kadir masadaki bıçağı almak isterken adam atik davrandı ve bıçağı kaptı, Kadir, sandalyeyle savunma yaptı ve adam yere düştü, Kadir adamın üstüne çıktı ve onu hurda haşat ediyordu, bıçak yere düşmüştü, Hakkı Kadir’i adamın üstünden almaya çalışıyordu. Onu güçlükle geri çekti, ona sarıldı, Hakkı, başını geri çevirince adamın yerden bıçağı almış koşarak üstüne geldiğini fark etti, son anda fark etmişti onu, bıçağı almaya çalıştı, bir süre savaştılar bu konuda, Ha...