Ana içeriğe atla

PATENLE KAYMAK HAYATIN İÇİNDE:12

 


PATENLE KAYMAK HAYATIN İÇİNDE:12

 

 

 

Yaş 12.

 

 

Seni dinler.

Senden bilgi almak ister.

Seni merak eder.

Seni sever.

Seni sayar.

Uzakları hayal eder.

Gülmeyi sever.

Gözlerinin içi güler.

Akşama kadar oyun oynamaktan bıkmaz.

Nefreti birkaç saniye sürer.

Kin tutmayı bilmez.

Kin tutarsa zehirlenmiş gibi rahatsız olduğunu hisseder ve küstüğü kişiyle barışmak için can atar.

Dostluğu bilir.

Sana ihanet etmez.

Sana sevgisini bolca verir.

Çikolatasını paylaşır.

Babası ona yeni bisiklet almıştır: “Sakın başkasına bindirme, bak yesyeni, başkası binmeyecek, binerse kafanı kırarım kızım!”

Ama o babasının sözünü dinlemez, gizli yerlerde dostlarıyla bisikletini paylaşır.

Yere oturur, üstüm başım kirlenir diye düşünmez.

Cana yakındır.

Yaşlı ve sıkıcı biriysen, ona; “N’aber moruk? Nasıl gidiyor” dediğinde onu güldürürsün. Hemen seni sever.

Çantanı evine kadar taşır.

Koluna girer.

Merhametlidir.

Senin için ölür.

Gölde boğuluyorsan gelir yardıma.

Seninle ölür.

şünmez ben de boğulurum diye.

(Yaşandı)

Onunla evden kaçarsın; ama çabuk yakalanırsın.

Senin için ailesine rest çeker, yurtta yaşamayı tercih edebilir.

Seni sevmişse ölene dek sever.

Seni güldürür.

Kimi zaman yara bandırır yarana, kimi zaman itfaiyedir yangınlarına.

Enerjisi çoktur ve güçlüdür.

“Arkada kalan solucan yesin!”

Suçlarını saklar, ört bas eder.

Ona içinden geçenleri anlatınca uçan balon olursun.

Çünkü başka hiç kimse onun gibi terapi yapamaz sana.

Seni yargılamaz.

Seni aşağılamaz.

Başkaları yanında ezik hissedersin; ama onun yanında sakladığın gerçek kimliğinlesin.

Onu kardeşinden çok seversin.

Onun elbiselerini zevkle giyersin.

Onun yanında yeni küfürler deneyebilirsin.

En pis şakaları ona yapabilirsin.

Çünkü kızsa bile o da sonra sana pis şakalar yapacaktır.

Size geldiğinde çok mutlu olursun.

Onunla her şey güzeldir.

Yağmurlu ve soğuk geceler.

Sıcak, bunaltıcı yaz akşamlar, çekirdek yemek.

Sahilde dondurma yiyip gezmek.

Saçın bir köşesine pembe attırmak.

Vücudun bir yerinde bir pirsing.

Patenle kaymak...

Akşamları onunla parkta vakit geçirmek.

 

Onunla sırt üstü uzanırsın çimene.

Yıldızları sayarsınız yaz gecelerinde.

Yıldızları çok seversiniz içinizdeki kutsal cevherle.

 

Her şeyi.

İyi ve kötü her şeyi!

 

Yaş 12 en güzel zamanlarıdır kızların, erkeklerin.

 

02:19, gece

 

11 mayıs 2021 salı

 

İsa Kantarcı


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ATLAR ve İNSANLAR (aşıklar için)

  berbat. okuma bunu. elden geçirdim bu metni.... Not: Okuyacağınız bu metin daha geniş çaplı hale gelmiş biçimde yazıldı, düzeltilecek, bir roman bu, yayınevinin birinden onaya alan, basılacak olan metin, okuyacağınız onun küçük hali, öykü hali.  ATLAR ve İNSANLAR (sevi-şenler için)(eski insanlar sevmeyi tarif ederken 'sevişmek' kelimesini kullanırdı) bu kast edilmiştir-   Köye yaz gelmişti, yaz ayının cidden hissedilmeye başlandığı ilk gündü. Ertesi gün hava bozacak endişesi yoktu insanlarda. Gökyüzü apaçıktı. Güneş parlaktı gün boyu. Dikkatini verirsen; dans ederek, birbirine takılarak otların, ağaçların çiçeklerin arasından uçan mutlu kelebekleri görürdün. Bir evin önünde güneşin kızdırdığı betona uzanmış bir kedi sırt tüylerini yalıyor hararetle. Köyün deresinden geçen gri kurt karşı kıyıda emniyette olduğunu anladıktan sonra silkeleniyor; ıslandı, yalıyor tüylerini. Ormandan çıkan bir tilki kıçını üstüne oturmuş çevreyi seyrediyor keyifle, bal arıları, eşek arıl...

JAMES BROWN 23

  JAMES BROWN 23   1 Necdet woke up at the break of dawn. Sleeping, waking up, and eating under a tree in the countryside felt wonderful. As a child, he and his friends used to practice doing exactly this. Feeling bursting with energy, he grabbed a tree branch and did a few pull-ups. He couldn't manage many, so he lit a cigarette instead. He walked down to the creek to relieve himself, where he had set up a secluded spot. On his way back, he fetched a jerry can of water. While rummaging through the plastic bags for food, he stumbled upon some tea, sugar, and a bit of stale bread. He was thrilled; he had completely forgotten he left them there. He brewed some tea, dipped the bread into it, and ate. Once the day fully brightened, he headed down to the town. While sipping a cup of tea treated by an acquaintance, he happened to overhear a conversation. He learned that Uncle Hayri and his wife, whom he had known for ages, needed some help. The place they lived was a long ...

YILDIZ ADAM HATIRASI

  YILDIZ ADAM HATIRASI   Karlı bir gündü, şehir görülmemiş biçimde karlıydı. Cezaevinin kapısından çıktı. Hakkı, on yıl hapis yatmıştı, zehir gibi acı günler, hazmedilmesi zor simsiyah günler devirmişti.   Dostunun evinin ön bahçesindeydi, içiyorlardı, bahçeye söylenerek bir adam geldi, Kadir’den alacağı vardı, Kadir, “borcumu ödeyeceğim” deyip durdu her zamanki gibi, adam bundan bıkmıştı, yeni evlenmişti ve para acil lazımdı, bu kez parayı alacaktı, Kadir adama diktir çekip küfür edince tartışma kavgaya döndü, Kadir masadaki bıçağı almak isterken adam atik davrandı ve bıçağı kaptı, Kadir, sandalyeyle savunma yaptı ve adam yere düştü, Kadir adamın üstüne çıktı ve onu hurda haşat ediyordu, bıçak yere düşmüştü, Hakkı Kadir’i adamın üstünden almaya çalışıyordu. Onu güçlükle geri çekti, ona sarıldı, Hakkı, başını geri çevirince adamın yerden bıçağı almış koşarak üstüne geldiğini fark etti, son anda fark etmişti onu, bıçağı almaya çalıştı, bir süre savaştılar bu konuda, Ha...