Ana içeriğe atla

İNSANIN YIKILIŞI NASIL BAŞLAR?

 


İNSANIN YIKILIŞI NASIL BAŞLAR?

 

İnsanın yıkılışı, eriyip yok oluşunun başladığı tek yer var, başka yok:

ZİHNİ!

Yok oluş, madden ve manen…kafada başlar.

Unutmayın: Her şey kafadadır.

Kafanızı olumsuz, karamsar şeylerden deli gibi koruyun.

Ama boş, saçma, gerçek dışı şeyleri kafada tutmayın.

Kafadaki umutlar, güzel günlere dair umutlar her şeyinizdir.

Kafa gidince karanlığa, olumsuz düşüncelere…zehirlenme başlar.

Zehir kalbe sıçrar, işte o zaman bittiniz.

Bütün enerji merkezleriniz simsiyah olmaya, hastalanmaya başlar.

Sizi hasta eden şeyleri, kişileri hayatınızdan atın.

İnsanın yıkılışı nasıl başlar, çevreniz, en yakınınızdakiler başlatır bunu.

Eş, dost, arkadaş, sevgili. Aile. Akrabalar.

Canınıza soktuğunuz kişiler başlatır bunu.

Vücutta kanser başlar bir yerde ve kıvılcım gibi başka yerlere sıçrar, kanser böyledir, zihinde oluşan karanlık bir düşünce vücudunuzun her yerine yayılır. Anlayamazsınız. Anlamanın yolu şu: Asla ümitsizliğe yer verme kafanda. Karanlık düşünceler nerden türüyor, kaynağı araştır ve mutlaka bulursun, kafanı çarpan şeyler vardır, bul onu ve onu hayatından def et. İnsanlar çoğunlukla farkında olmadan birbirlerine kötücül şeyler, virüsler bulaştırır.

Seni mutsuz edenlerden uzak dur.

Bir insanı, bir toplumu yok etmek istiyorsan o toplumun inançlarını sars. Ve hep böyle, kaleyi içten çürütürler. İnsanlar ve devletler böyle soğuk savaş taktikleriyle yok edilir, yozlaştırılır, yoldan çıkarılır. Fikir ve düşünceleri zehirlenir, zehir atar birileri. Afyon yani uyuşturucu etkisi yapan düşünce ve fikirler.

Bizde olan bu.

Din simsarlığı ve milliyetçilik simsarlığı.

Şeytan dedikleri şey de karanlık, kötü düşüncelerden beslenir, nefret.

Bunlardan korunmak için umutlara, güzel ve iyi düşüncelere sarılmak lazım, onları kask gibi takmak lazım, motosiklet kullananlar takar, böylece düşme çarpma esnasında beyin kanaması engellenmiş olur. Çevremizde uçuşan şeytani ve nazar enerjileri vardır kıyamet gibi, her yerde pis enerjiler dolanır, onlara kapılmamak için kask takmalıyız. Onları göremeyiz, nerden nasıl geldiğini bilemeyiz. Ama düşüncelerimizle bir kalkan yaparsak, deli gibi içki içsek de bilinç altımız programlandığı için sapmayız, şaşırmayız, kötücül şeylerin pençesine düşmeyiz. Şeytan; dini kitaplarda sözü geçen bir masal yaratığı değildir. Bu varlık bir maymun gibi yapışır bir yerlerinize, enerji merkezlerinize. Sırtınıza, sakız gibi. İçinize yerleşir, yerleşmek için çabalar. Bibolar bozukluk ne? Bu insanlar neden delirir gibi hallere girerler? Onları bloke eden enerjiler etkisi altındalar. Şizofreni de böyledir. Zihin dengesi kaybedilir. Panik atak da böyledir. Bir kalenin kapıları sımsıkı kapatılırsa içeri düşman sızamaz asla. Enerjimiz, bedenimiz de böyledir. Yoga’da bir duruş var, enerjiyi kapatan duruş mesela. İnsanlar sağ elle kalbe dokunur mesela. Bunlar bioenerjiyi yönetme teknikleridir.

 

 

İsa Kantarcı,

10 Ocak 2022 pazartesi


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ATLAR ve İNSANLAR (aşıklar için)

  berbat. okuma bunu. elden geçirdim bu metni.... Not: Okuyacağınız bu metin daha geniş çaplı hale gelmiş biçimde yazıldı, düzeltilecek, bir roman bu, yayınevinin birinden onaya alan, basılacak olan metin, okuyacağınız onun küçük hali, öykü hali.  ATLAR ve İNSANLAR (sevi-şenler için)(eski insanlar sevmeyi tarif ederken 'sevişmek' kelimesini kullanırdı) bu kast edilmiştir-   Köye yaz gelmişti, yaz ayının cidden hissedilmeye başlandığı ilk gündü. Ertesi gün hava bozacak endişesi yoktu insanlarda. Gökyüzü apaçıktı. Güneş parlaktı gün boyu. Dikkatini verirsen; dans ederek, birbirine takılarak otların, ağaçların çiçeklerin arasından uçan mutlu kelebekleri görürdün. Bir evin önünde güneşin kızdırdığı betona uzanmış bir kedi sırt tüylerini yalıyor hararetle. Köyün deresinden geçen gri kurt karşı kıyıda emniyette olduğunu anladıktan sonra silkeleniyor; ıslandı, yalıyor tüylerini. Ormandan çıkan bir tilki kıçını üstüne oturmuş çevreyi seyrediyor keyifle, bal arıları, eşek arıl...

JAMES BROWN 23

  JAMES BROWN 23   1 Necdet woke up at the break of dawn. Sleeping, waking up, and eating under a tree in the countryside felt wonderful. As a child, he and his friends used to practice doing exactly this. Feeling bursting with energy, he grabbed a tree branch and did a few pull-ups. He couldn't manage many, so he lit a cigarette instead. He walked down to the creek to relieve himself, where he had set up a secluded spot. On his way back, he fetched a jerry can of water. While rummaging through the plastic bags for food, he stumbled upon some tea, sugar, and a bit of stale bread. He was thrilled; he had completely forgotten he left them there. He brewed some tea, dipped the bread into it, and ate. Once the day fully brightened, he headed down to the town. While sipping a cup of tea treated by an acquaintance, he happened to overhear a conversation. He learned that Uncle Hayri and his wife, whom he had known for ages, needed some help. The place they lived was a long ...

YILDIZ ADAM HATIRASI

  YILDIZ ADAM HATIRASI   Karlı bir gündü, şehir görülmemiş biçimde karlıydı. Cezaevinin kapısından çıktı. Hakkı, on yıl hapis yatmıştı, zehir gibi acı günler, hazmedilmesi zor simsiyah günler devirmişti.   Dostunun evinin ön bahçesindeydi, içiyorlardı, bahçeye söylenerek bir adam geldi, Kadir’den alacağı vardı, Kadir, “borcumu ödeyeceğim” deyip durdu her zamanki gibi, adam bundan bıkmıştı, yeni evlenmişti ve para acil lazımdı, bu kez parayı alacaktı, Kadir adama diktir çekip küfür edince tartışma kavgaya döndü, Kadir masadaki bıçağı almak isterken adam atik davrandı ve bıçağı kaptı, Kadir, sandalyeyle savunma yaptı ve adam yere düştü, Kadir adamın üstüne çıktı ve onu hurda haşat ediyordu, bıçak yere düşmüştü, Hakkı Kadir’i adamın üstünden almaya çalışıyordu. Onu güçlükle geri çekti, ona sarıldı, Hakkı, başını geri çevirince adamın yerden bıçağı almış koşarak üstüne geldiğini fark etti, son anda fark etmişti onu, bıçağı almaya çalıştı, bir süre savaştılar bu konuda, Ha...