Ana içeriğe atla

Aşk Patlamalı İyidir

 


Aşk Patlamalı İyidir

 

aşk patlamalı iyidir
dudağın ıslak, için kıpır kıpır
başka bir saf şiir daha sokmalı
yıpranan yüreğe

 

aşk patlamalı iyidir

 

ruh ruhun avlusunda

 

çocuk çocuğa kalınca

 

aşk patlamalı iyidir
gözlerinde sürme
içini derinlere değdirirsin
bu ne hisli yağmurlu gece

 

aşk patlamalı iyidir
ruj değil ki gülümseme
az biraz insan ol
yoksa çakarım iki tane!

 

aşk patlamalı iyidir
sokaklar oynayan çocuklarla
sansürü unutan kızlarla
yalnızlık sarmallarında kendini
hayatını harcayanlarla

 

aşk patlamalı iyidir
süklüm püklüm kırmızı çığlık
beyaz çocuklar mı kadınlar mı
acıları evrensel bir renkle yazılır artık

 

aşk patlamalı iyidir
ırmak üstünde masum gölgen
ne kadar uzağa gitsen de
annen gelir peşinden

 

aşk patlamalı iyidir
çimen rengi dudaklar
İnsan olmak zor iş bay bayanlar

 

aşk patlamalı iyidir
bildiğim gerçekler
seni acayip güzel giydirirler

 

aşk patlamalı iyidir
yalnızlık odalarında

 

hep bunun için
kıvrana kıvrana büyümüşsündür

 

aşk patlamalı iyidir
benim canım yanıyorsa
bu iyiye işarettir

 

aşk patlamalı iyidir
beyaz atlı, dönen çiçek
renkli kaldırımlarda
istediğimiz gibi sevişsek

 

aşk patlamalı iyidir
insan acısıyla
öze inilir

 

aşk patlamalı iyidir
yalnız kaldığın şu an
bir sıradan ses
kardeş sesi
bal gibidir

 

aşk patlamalı iyidir
kimi kadın
yanıldıkça
güzelleşir

 

aşk patlamalı iyidir
kimi kızlarda
baba
ölmeye ne güzel
gidilir

 

aşk patlamalı iyidir
kimi adamlarda kadın
sevmekten yorulmaz

 

kimi kadınlarda
aşk patlamalı iyidir
kimi genç adam
kimi genç kız
sustukça
çekicidir

 

aşk patlamalı iyidir
kimi kızlarda
mutluluk
hayal
bir ülkedir

 

aşk patlamalı iyidir
kimi kızlar
asla terk edilmeyecek
türdendir

 

patlamalı aşk iyidir
kimi genç adam
serseriyse
yayılır
geceye
güzellikleri benzersiz biçimde

 

patlamalı aşk iyidir
kimi kızlarda
gökyüzü

 

patlamalı aşk iyidir
kimi kızlarda
söz
terbiyesizse
çekilir

 

aşk patlamalı iyidir
sevimli hatlarıyla
yaklaşır yalnızlık
kör etmesin sizi
işler ters gittiğinde

 

aşk patlamalı iyidir
o yalnızken sokakta
yürümesi
izlemesi
film gibidir

 

aşk patlamalı iyidir
annesinin değil sokağın kızı
epey serseri
bu ortamlar anlamaz sizi

 

aşk patlamalı iyidir
bu deli dolu gençler
bir sevgili bulunca
ondan annelik bekler
gizliden inceden

 

aşk patlamalı iyidir
nedeni niçini sonra sorarsın kendine
ışık kuşağı öğrencilerinin
kertenkele dilinde

 

aşk patlamalı iyidir
kadın yalnızlıkla incelirse

 

aşk patlamalı iyidir
bitmez gece bitmesin be
göğsüne başını koyar kız
ya sonu
kefeni giymişsindir güzelce
belki de

 

aşk patlamalı iyidir
geleceğini hayal et
kiminle dönüşeceğini
büyük aşk büyük acıdır
ama kuş gökyüzünde kanatlıdır

 

aşk patlamalı iyidir
şiir, çay, yağmur tıkırtısı
tatlı bir telefon konuşması
aniden kapıyı açar
uzağa çaldığın aşk sızısı

 

 

İsa Kantarcı
Kayıt Tarihi : 22.9.2014 03:32:00

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ATLAR ve İNSANLAR (aşıklar için)

  berbat. okuma bunu. elden geçirdim bu metni.... Not: Okuyacağınız bu metin daha geniş çaplı hale gelmiş biçimde yazıldı, düzeltilecek, bir roman bu, yayınevinin birinden onaya alan, basılacak olan metin, okuyacağınız onun küçük hali, öykü hali.  ATLAR ve İNSANLAR (sevi-şenler için)(eski insanlar sevmeyi tarif ederken 'sevişmek' kelimesini kullanırdı) bu kast edilmiştir-   Köye yaz gelmişti, yaz ayının cidden hissedilmeye başlandığı ilk gündü. Ertesi gün hava bozacak endişesi yoktu insanlarda. Gökyüzü apaçıktı. Güneş parlaktı gün boyu. Dikkatini verirsen; dans ederek, birbirine takılarak otların, ağaçların çiçeklerin arasından uçan mutlu kelebekleri görürdün. Bir evin önünde güneşin kızdırdığı betona uzanmış bir kedi sırt tüylerini yalıyor hararetle. Köyün deresinden geçen gri kurt karşı kıyıda emniyette olduğunu anladıktan sonra silkeleniyor; ıslandı, yalıyor tüylerini. Ormandan çıkan bir tilki kıçını üstüne oturmuş çevreyi seyrediyor keyifle, bal arıları, eşek arıl...

JAMES BROWN 23

  JAMES BROWN 23   1 Necdet woke up at the break of dawn. Sleeping, waking up, and eating under a tree in the countryside felt wonderful. As a child, he and his friends used to practice doing exactly this. Feeling bursting with energy, he grabbed a tree branch and did a few pull-ups. He couldn't manage many, so he lit a cigarette instead. He walked down to the creek to relieve himself, where he had set up a secluded spot. On his way back, he fetched a jerry can of water. While rummaging through the plastic bags for food, he stumbled upon some tea, sugar, and a bit of stale bread. He was thrilled; he had completely forgotten he left them there. He brewed some tea, dipped the bread into it, and ate. Once the day fully brightened, he headed down to the town. While sipping a cup of tea treated by an acquaintance, he happened to overhear a conversation. He learned that Uncle Hayri and his wife, whom he had known for ages, needed some help. The place they lived was a long ...

YILDIZ ADAM HATIRASI

  YILDIZ ADAM HATIRASI   Karlı bir gündü, şehir görülmemiş biçimde karlıydı. Cezaevinin kapısından çıktı. Hakkı, on yıl hapis yatmıştı, zehir gibi acı günler, hazmedilmesi zor simsiyah günler devirmişti.   Dostunun evinin ön bahçesindeydi, içiyorlardı, bahçeye söylenerek bir adam geldi, Kadir’den alacağı vardı, Kadir, “borcumu ödeyeceğim” deyip durdu her zamanki gibi, adam bundan bıkmıştı, yeni evlenmişti ve para acil lazımdı, bu kez parayı alacaktı, Kadir adama diktir çekip küfür edince tartışma kavgaya döndü, Kadir masadaki bıçağı almak isterken adam atik davrandı ve bıçağı kaptı, Kadir, sandalyeyle savunma yaptı ve adam yere düştü, Kadir adamın üstüne çıktı ve onu hurda haşat ediyordu, bıçak yere düşmüştü, Hakkı Kadir’i adamın üstünden almaya çalışıyordu. Onu güçlükle geri çekti, ona sarıldı, Hakkı, başını geri çevirince adamın yerden bıçağı almış koşarak üstüne geldiğini fark etti, son anda fark etmişti onu, bıçağı almaya çalıştı, bir süre savaştılar bu konuda, Ha...