Ana içeriğe atla

RUHUN GÜCÜ

 


RUHUN GÜCÜ

 

Zaman gelecek sahip olduğunuz her şeyi kaybedeceksiniz. Milyarder işadamı havuz yaptırır, altına gece kulübü. Bu adam intihar edip öldü. Başka bir milyarderin oğlu zenginliği reddetti ve bir ortadoğu ülkesinde o halk için savaşmayı seçti, el bombaları fırlattı, orada öldü. İsrail tankı aktivist genç kadını ezip öldürdü.

Şimdi bazılarımız hapiste. Bazıları hastane köşelerinde.

Kanser mesela. Evladının bir hastalığı var mesela. Hastalık bizi çarpar, baştan sona değiştirir. Hastalık insana çok şey öğretir. Yaşantımız düz bir çizgide ilerlemez. Evsiz Sami, yüksek okul bitirmiş, donarak öldü İstanbul’da.

Bir şeyler olur, hayatımız alt üst olur. Bu bizi deli eder.

14 yaşındaki Hintli çocuk üniversite bitirmiş. Haberini okudum. Harika görünüyor; ama değil. Bu bir felaket.

Bir tank sizin ve hayatınız üstünden geçtiğinde verdiğiniz tepkiler, yapacaklarınız; işte asıl budur önemli olan. Gerçek gücünüz, kapasiteniz en zor anlarda, en boka battığınız anlarda ortaya çıkar.

Acılar niçin gelir hayatımıza, belalar, engeller, türlü türlü sıkıntılar? Olgunlaşmamız, gerçek kapasitemizi bulmamız, içimizdeki cevheri, ruhumuzun gücünü keşfetmemiz için. Ruh bir hücreye hapistir, adı bedendir bu hücrenin. Ruhun kendini gösterebilmesi, sesini duyabilmemiz için inandığımız, sevdiğimiz, bağlı olduğumuz her şeyden uzaklaşmamız lazım. Yani bir yarış atına tıka basa yem verirseniz pistte eşekten beter olur. Canımız yanmadan, hata yapmadan gerçeği bilemeyiz. Ruh çok üstün kuvvetlere sahiptir.

Bir insanın başarısı, hayattaki başarısı başına gelen belalara, sıkıntılara, zorluklara verdiği en güzel tepkilerle ölçülmelidir. 2 intihar girişimin varsa ve artık bunun bir çıkar yol olmadığını anlayıp mücadele etmeyi içine kazmışsan benim için değerli birisindir.

Ruhunla bağlantı kurmuşsan büyük bir başarı elde etmişsin demektir.

Kendine hakim ol. Her konuda. Yediğin bir lokmanın hakkını ver. Hep daha azını iste dünyadan ve çok şey ver dünyaya.

Şükretmeyi çok sık hatırla.

“Allah’ım sana çok çok şükür” diye zikret çok sık.

 

 

04: 52

29 Ocak 2021 Cuma

İsa Kantarcı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ATLAR ve İNSANLAR (aşıklar için)

  berbat. okuma bunu. elden geçirdim bu metni.... Not: Okuyacağınız bu metin daha geniş çaplı hale gelmiş biçimde yazıldı, düzeltilecek, bir roman bu, yayınevinin birinden onaya alan, basılacak olan metin, okuyacağınız onun küçük hali, öykü hali.  ATLAR ve İNSANLAR (sevi-şenler için)(eski insanlar sevmeyi tarif ederken 'sevişmek' kelimesini kullanırdı) bu kast edilmiştir-   Köye yaz gelmişti, yaz ayının cidden hissedilmeye başlandığı ilk gündü. Ertesi gün hava bozacak endişesi yoktu insanlarda. Gökyüzü apaçıktı. Güneş parlaktı gün boyu. Dikkatini verirsen; dans ederek, birbirine takılarak otların, ağaçların çiçeklerin arasından uçan mutlu kelebekleri görürdün. Bir evin önünde güneşin kızdırdığı betona uzanmış bir kedi sırt tüylerini yalıyor hararetle. Köyün deresinden geçen gri kurt karşı kıyıda emniyette olduğunu anladıktan sonra silkeleniyor; ıslandı, yalıyor tüylerini. Ormandan çıkan bir tilki kıçını üstüne oturmuş çevreyi seyrediyor keyifle, bal arıları, eşek arıl...

JAMES BROWN 23

  JAMES BROWN 23   1 Necdet woke up at the break of dawn. Sleeping, waking up, and eating under a tree in the countryside felt wonderful. As a child, he and his friends used to practice doing exactly this. Feeling bursting with energy, he grabbed a tree branch and did a few pull-ups. He couldn't manage many, so he lit a cigarette instead. He walked down to the creek to relieve himself, where he had set up a secluded spot. On his way back, he fetched a jerry can of water. While rummaging through the plastic bags for food, he stumbled upon some tea, sugar, and a bit of stale bread. He was thrilled; he had completely forgotten he left them there. He brewed some tea, dipped the bread into it, and ate. Once the day fully brightened, he headed down to the town. While sipping a cup of tea treated by an acquaintance, he happened to overhear a conversation. He learned that Uncle Hayri and his wife, whom he had known for ages, needed some help. The place they lived was a long ...

YILDIZ ADAM HATIRASI

  YILDIZ ADAM HATIRASI   Karlı bir gündü, şehir görülmemiş biçimde karlıydı. Cezaevinin kapısından çıktı. Hakkı, on yıl hapis yatmıştı, zehir gibi acı günler, hazmedilmesi zor simsiyah günler devirmişti.   Dostunun evinin ön bahçesindeydi, içiyorlardı, bahçeye söylenerek bir adam geldi, Kadir’den alacağı vardı, Kadir, “borcumu ödeyeceğim” deyip durdu her zamanki gibi, adam bundan bıkmıştı, yeni evlenmişti ve para acil lazımdı, bu kez parayı alacaktı, Kadir adama diktir çekip küfür edince tartışma kavgaya döndü, Kadir masadaki bıçağı almak isterken adam atik davrandı ve bıçağı kaptı, Kadir, sandalyeyle savunma yaptı ve adam yere düştü, Kadir adamın üstüne çıktı ve onu hurda haşat ediyordu, bıçak yere düşmüştü, Hakkı Kadir’i adamın üstünden almaya çalışıyordu. Onu güçlükle geri çekti, ona sarıldı, Hakkı, başını geri çevirince adamın yerden bıçağı almış koşarak üstüne geldiğini fark etti, son anda fark etmişti onu, bıçağı almaya çalıştı, bir süre savaştılar bu konuda, Ha...