Ana içeriğe atla

Zifin Çiçeği

 


Z

 

Z harfi bambaşka bir harf.

Hiçbir harf gibi değil.

Z harfinde bir sır var, kesinlikle.

Zar atmak, Z.

Zen, Z.

Zenginlik Z.

Z, dört nala koşan atlar gibi bir harf.

Zargana, balık adı.

Z, zifiri gecelerdeki güneşim.

“Karanlık güneş” diye tarif edilir, birçok sanatçı yazar bu karanlık güneş sayesinde yazardır, sanatçıdır.

Depresif, melankolik.

 

Z.-arife, kız adı, köylülerin kullandığı.

Z. Zarf.

Z. Zenci.

Z. Zamyatin. Rus yazar, Goorge Orwell ve onun gibilerin öncüsü.

Z. Zebra.

Z. Zennube, kız ismi, ablamın gençlik arkadaşı.

Harikulade güzel kız.

Z. Zerrin Özer, benzersiz ses.

Yav-Z- Çetin mükemmel, ceylansı ses

 

Z, zifin çiçeği.

 

Annem bizimkilerle dağa gitti, Samsun televizyon sapağında, haziran ayında.

Ormanda Zifin çiçekleri toplamış benim için, annem bana verince bu çiçeği tanıdım, kokusu benzemez hiçbir şeye, çok farklı.

Zifin sarı bir çiçektir.

 

Z harfi içinde saklı bir cennet var.

Bir roman yazdım, içinde kurtlar uçuşuyor, kurtlardan birini adı: Zifin.

 

Bir roman yazdım, içinde kardeşlik uçuşuyor.

Kardeş için canını hiçe saymak uçuşuyor.

İçinde mücadele uçuşuyor.

İçinde baskı içinde kalan kızlar uçuşuyor.

 

Kişisel gelişim yazılarım çok ilgi görür. İlk romanım çok okundu. Benim yazdıklarım ilgi görür. Şiir ve öykülerim edebiyat dergilerinde yayınlandı.  Roman ve tematik öykü kitapları yazmaya odaklandım.

Romanlarım kırsalda geçer, bazen kentte başlar ve finali kırsalda olur. Gençlik sorunlarına yönelik romanlar yazıyorum.

 

 

KEŞFETTİĞİM RUHSALLIĞI YAYMAYA ÇALIŞIRIM.

 

Ta 2005 yılında devrimci şair Yaşar Doğan’la ortak bir kitap çıkardık, halen piyasada, satılmaktadır. 2020 kış ayında Cumhuriyet gazetesinin sitesinin ikinci sayfasına kitabımın reklamını vermiş sahaf.

 

Kitabı görünce çok şaşırdım. Motivasyon yazılarım ilgi gördü, o yazıları okuyanlar kitabı edinmek için hücum etti. Yayıncı da çok eski kitabı reklama koydu gazetede.


İSA KANTARCI

 

 

 


 

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ATLAR ve İNSANLAR (aşıklar için)

  berbat. okuma bunu. elden geçirdim bu metni.... Not: Okuyacağınız bu metin daha geniş çaplı hale gelmiş biçimde yazıldı, düzeltilecek, bir roman bu, yayınevinin birinden onaya alan, basılacak olan metin, okuyacağınız onun küçük hali, öykü hali.  ATLAR ve İNSANLAR (sevi-şenler için)(eski insanlar sevmeyi tarif ederken 'sevişmek' kelimesini kullanırdı) bu kast edilmiştir-   Köye yaz gelmişti, yaz ayının cidden hissedilmeye başlandığı ilk gündü. Ertesi gün hava bozacak endişesi yoktu insanlarda. Gökyüzü apaçıktı. Güneş parlaktı gün boyu. Dikkatini verirsen; dans ederek, birbirine takılarak otların, ağaçların çiçeklerin arasından uçan mutlu kelebekleri görürdün. Bir evin önünde güneşin kızdırdığı betona uzanmış bir kedi sırt tüylerini yalıyor hararetle. Köyün deresinden geçen gri kurt karşı kıyıda emniyette olduğunu anladıktan sonra silkeleniyor; ıslandı, yalıyor tüylerini. Ormandan çıkan bir tilki kıçını üstüne oturmuş çevreyi seyrediyor keyifle, bal arıları, eşek arıl...

JAMES BROWN 23

  JAMES BROWN 23   1 Necdet woke up at the break of dawn. Sleeping, waking up, and eating under a tree in the countryside felt wonderful. As a child, he and his friends used to practice doing exactly this. Feeling bursting with energy, he grabbed a tree branch and did a few pull-ups. He couldn't manage many, so he lit a cigarette instead. He walked down to the creek to relieve himself, where he had set up a secluded spot. On his way back, he fetched a jerry can of water. While rummaging through the plastic bags for food, he stumbled upon some tea, sugar, and a bit of stale bread. He was thrilled; he had completely forgotten he left them there. He brewed some tea, dipped the bread into it, and ate. Once the day fully brightened, he headed down to the town. While sipping a cup of tea treated by an acquaintance, he happened to overhear a conversation. He learned that Uncle Hayri and his wife, whom he had known for ages, needed some help. The place they lived was a long ...

YILDIZ ADAM HATIRASI

  YILDIZ ADAM HATIRASI   Karlı bir gündü, şehir görülmemiş biçimde karlıydı. Cezaevinin kapısından çıktı. Hakkı, on yıl hapis yatmıştı, zehir gibi acı günler, hazmedilmesi zor simsiyah günler devirmişti.   Dostunun evinin ön bahçesindeydi, içiyorlardı, bahçeye söylenerek bir adam geldi, Kadir’den alacağı vardı, Kadir, “borcumu ödeyeceğim” deyip durdu her zamanki gibi, adam bundan bıkmıştı, yeni evlenmişti ve para acil lazımdı, bu kez parayı alacaktı, Kadir adama diktir çekip küfür edince tartışma kavgaya döndü, Kadir masadaki bıçağı almak isterken adam atik davrandı ve bıçağı kaptı, Kadir, sandalyeyle savunma yaptı ve adam yere düştü, Kadir adamın üstüne çıktı ve onu hurda haşat ediyordu, bıçak yere düşmüştü, Hakkı Kadir’i adamın üstünden almaya çalışıyordu. Onu güçlükle geri çekti, ona sarıldı, Hakkı, başını geri çevirince adamın yerden bıçağı almış koşarak üstüne geldiğini fark etti, son anda fark etmişti onu, bıçağı almaya çalıştı, bir süre savaştılar bu konuda, Ha...