Ana içeriğe atla

Kayıtlar

CİNSELLİK, BİOENERJİ ve RUHUNUN HAREKET GEÇMESİ NEYE BAĞLIDIR?

  CİNSELLİK, BİOENERJİ ve RUHUNUN HAREKET GEÇMESİ NEYE BAĞLIDIR?   Trajedi, ruhun harekete geçmesi için koşul, zemin hazırlar. Zevk sefa içinde çığır açacak hünere sahip tek kişi yaşamamıştır hayatta. Bilim adamları, sanatçılar, yazarlar en değerli eserlerini büyük trajediler, acılar yaşarken ortaya çıkarabilmişlerdir. Trajedi, ruhun yükselmesine yol açar.   Açın bakın tarihe geçmiş insanların hayatlarını. Ölüm kalım savaşı esnasında büyük işlerin altına imzalarını atmışlardır. Çok büyük dertler, acılar, sorunsallar içindedirler. Yürekleri, zihinleri işte bu esnada sihirli kıvılcımları çıkarır ve bu hayatlarda yangın başlatır. Bu kişi büyük adam olur. Bu dert beni adam eder. Öldürmeyen güçlendirir sözünün perde arkası budur, bunu anlatmak ister.   Bedenimiz için değil, ruhumuz için, ondaki yüceliği kavramak için, onla bağlantı kurabilmek içi nefes alıp vermekteyiz. Beden çürür, ruh çürümez, ruh sonsuzdur!   Sen bunu kavradığında...

İNSANLARI KAZANMAK İÇİN YAPMAN GEREKEN?:

  İNSANLARI KAZANMAK İÇİN YAPMAN GEREKEN?:   ÇOK ŞEY BİLİP BUNU İNSANLARA AKITIRKEN TİMSAH GİBİ SOĞUKKANLI VE KAPLUMBAĞA GİBİ YAVAŞ HAREKET ETMEK LAZIM SEVGİYLE, GEÇ ANLIYORLAR, YAVAŞ ANLATIRSAN ALGILIYORLAR. YAVAŞLIK MÜKEMMELLİKTİR. ÇOK ŞEY BİLİP ÇOK AZINI DA ANLATMAK ŞART. AZ ŞEYİ VERMEK LAZIM. O ZAMAN ONU UNUTMAZLAR. ÇOK ŞEY ANLATIRSAN KAFADA KALMAZ. BİR PAPATYADAN SÖZ ET BİR KERESİNDE, TEK KONU O OLSUN. BAŞKA KONUYA GİRME. PAPATYANIN RUHUNDAN, SARISINDAN SÖZ ET. KALBE GİRSİN YETER. KALBE GİREN KAFAYA RAHAT GİRMİŞTİR. KALPLERİ KAZANSAN YETER.     İsa Kantarcı

KURBAĞA KURTARMA OPERASYONU

  KURBAĞA KURTARMA OPERASYONU   Kurbağa gitme. Orada çıkış yok. Kurbağa gitme. Ölüm var orada.   Nedir derdin? 29 Mayıs 2021 gece saat 01:00 Yaz akşamı intihar için hiç uygun değil. Yaşayıp hayatın tadını çıkarmalısın. Leziz sinekleri hayal edebilirsin, böcekleri. Aşkı yaşayabilirsin. Ruh eşini bulabilirsin. Birbirinden güzel bebeklerin olabilir.   Sağanak var ve kurbağa ilerliyor asfalt yolda. Sigara yakmıştım balkonda, çay içiyordum. Bir ara kurbağa dikkatimi çekti. Boş verdim. Sonra. Gidiyor; ölecek. Orada çıkış yok. Araba ezecek onu. Sağ kalamaz.   İçim rahat etmedi. Kalktım. Kürek aldım.   Sağanağa girdim. Biri görse deli diyecek. Çekiniyorum.   Başladı kurbağa kurtarma operasyonu. Kürekle süpürdüm onu asfalt yoldan. Kürekten sıçramadı. Hoşuma gitti uysallığı.   Onu komşunun yeşil bahçesinde attım.   İntihar yasak sana yavrum. Yaşayacaksın. Nazım Hikmet...

KARNINDAKİ GÜÇ

  KARNINDAKİ GÜÇ       İÇİNİ YENİLE. TADİLAT ŞART…   ÇÜRÜMÜŞ ŞEYLERİ AT...   YENİ İLİŞKİYE YOL AÇARSIN. İÇİNİ BOŞALT...   ZAMAN GEL İR GÜÇ BULURSUN KENDİNDE. HAYIR DİYEBİLMEK İÇİN. ATABİLMEK İÇİN SENİ MUTSUZ EDENİ.   GÜÇ KARNINDADIR. KARIN ÇAKRAN ETKİ ALTINDA KALDIĞI İÇİN HAYIR DİYEMEZSİN ONA. ACI ÇEKTİĞİN HALDE.   İÇİNİ BOŞALTMAN LAZIM. O ZAMAN ÖZGÜRLEŞECEKSİN…   KİMSEYE MECBUR DEĞİLSİN. KİMSEYE MAHKUM DEĞİLSİN. KENDİ AYAKLARIN ÜSTÜNDE DURABİLİRSİN.   Belli bir süre seni kandırabilirler, sömürebilirler, acı çektirebilirler. Ama sen bir kere ruhundaki sava şçıyla temas kurdun mu bütün zincirleri kırmaya başlarsın.       İsa Kantarcı

İNSANLAR YALANLARA, YALANCILARA AŞIK OLUR

  Bakarsın çok güzel bir kız, bebek suratı, fiziği mükemmel, içi de bebek, iyi bir kız. Tutar serserinin tekine aşık olur, bir uyuşturucu bağımlısına. Zaten nerde güzel bir kız varsa en yaramaz adama bağımlı olur, yalancıya, pisliğe. Ona o türlü adam çekici gelir, güzel kızlar serserilere aşık olur. Düzgün, namuslu, doğru ve iyi kalpli adamları sevmez güzel kızlar, ben bunu gördüm hayatımda ve başka hayatlarda.   Savcının biri karşıt görüş, fikir ve düşüncelerini ifade ettiği için görevden uzaklaştırıldı. Devlet içinde görev alanlar bir süre sonra işlerdeki ahlaksızlığı, kanunsuzluğu ve ihmalleri görür, “bu ne be?! diye düşünür. Çünkü devlet yalanlarla örülü bir mekanizmadır, kim buna çomak sokarsa o kişinin hayatı yok edilmeye, kişi de imha edilmeye çalışılır. Sistem böyle işler. Namuslu ve çalışkan insanlar bir noktada oynanan maskeli baloyu görür, bunlar özel insanlardır. Ya istifa ederler ya da başka bir işe girerler.   Bildiğiniz üzere Uğur Mumcu gazete...

SAAT SAKİNLİĞİNDEN DOLAYI BOZULMAZ

Dışarıda yağmur var. Şunu anladım: Hiçbir şey, iş için sinirlenmeye gerek yok. İşler olur, sorun çözülür. Kendini germek saçma. Heyecanlanmaya gerek yok. Heyecan verecek şey yok. Bağıracak sebep hiçbir zaman yok. Hırslanmaya gerek yok. Bir şey için bir iş için bir cins için ölmeye gerek yok.   İçim sakin. Bu iyi. Saat sakinliğinden dolayı tıkır tıkır işliyor. Bozulmuyor! Bir şeylerin peşinden koşmaya gerek yok. Bir şeyi istemeye, özlemeye gerek yok. Bir bardak çay iyi. Sigara sağlığa zararlı; ama içerim.     Dışarıda yağmur var. Mühim olan bu. Kulaklarım onu duyuyor. Kümeste güvercinlerim.   Gelecek mühim değil. Geçmiş zaten geçmiş. Şu an ne yapıyorum?   Sakince romanımı yazıyorum. Tramvay geçiyor yoldan.   Mutluluk verecek tek şey yok. Varsa da bende o içimde, algılamamda.   Bu kadar basittir hayatın çözümlenmesi.   Hiçbir hayalim yok.   Şu an ne yapıyorum? Bana kendimi iyi hissettirecek bir şey yapıyorum, yazıyorum romanımı. Odamdan dışarıd...

AŞK UĞRUNA

  AŞK UĞRUNA   1   “Özgür olmak istiyorum. ‘Halkın kanını emenler serbest, baklava çalan çocuklar tutuklu.’ Bizim de   onlardan farkımız yok … ”   İnce ve yumuşak bir karanlık köyü sarıyordu, köyün yukarısındaki ormanda Çetin sevgilisiyle buluşmak için ilerliyordu. Yaz aylarının ortasıydı, gün boyu kasıp kavuran sıcaklık gitmeye başlamış, serinlik esintiyle çıkagelmişti. Genç adam, küçük bir tepenin üstündeki alana geldi, buradan aşağıdaki köy çok tatlı biçimde görünüyordu. Dağların üstünde, güneşin battığı yönde fantastik pembe ışıklar dalgalanarak eşsiz bir tablo çiziyordu.   Çetin, ağacın altına oturdu, gözlerini içine çevirdi ve düşüncelere daldı. Onu unuttu, hatırlayınca heyecanlandı, bir aksilik çıkmazsa gelecekti, “umarım gelir” diye düşündü, çok zamandır onunla buluşmamıştı.   Yarım saat kadar bir süre geçmişti, anlaşılan bir aksilik çıkmıştı, tam oradan ayrılacağı sırada biri göründü karanlıkta, siyah elbi...