Ana içeriğe atla

Kayıtlar

KARA ŞİMSEK VE KARDEŞLERİ

  KARA ŞİMSEK VE KARDEŞLERİ     Yağmur damlası Beni sevdiğini söyledi Sonra sağanak başladı bugün   Siyah kedim odada doğuracaktı Kutuların arkasına girdi Çok sinirlendim Bağırıp çalışmaya başladım Oklavayla onu oradan çıkarmaya çalıştım Direndi, epey direndi oradan çıkmamak için kararlıydı Ben de direndim ve oklavayla dürttüm onu Keşke yapmasaydım     Birkaç gündür kara kedim Boncuk ortalıkta yoktu Hiç yapmazdı Günler geçiyordu ve ben gelmediği için üzülüyordum Bir yere gidip doğurduğunu düşündüm Bir hafta geçti herhalde Çok uzun geldi Kedim geldi. “Yavrular nerde?” diye soruyordum ona. Eve, balkonuma gelip gitmeye başladı eskisi gibi, kedi maması, salam veriyordum ona.   Bir gün güvercin kümesinin önündeydim. Kedim Boncuk ağzında bir şeyle geliyordu bana doğru bahçeden. Ağzındaki şeyi fare sandım. Hayır; yavrusunu getirmişti. Yavruyu ağzından aldım. Odaya getirdim. Selenin içine koydum y...

“1 MAYIS” şiiri ve Şairinin trajik hikâyesi...

  ‘Hakkını Haksızlıklara Anlat’ 1900’lü yılların başında Türkiye’de ilk kez bir kadın tarafından yazılan “1 MAYIS” şiiri ve Şairinin trajik hikâyesi... Yaşar Nezihe Bükülmez Hanım (1882 –1971) İstanbul’un Şehremini semtinde 5 çocuklu yoksul bir ailenin 3. çocuğu olarak dünyaya gelir. Kendisinin dışındaki tüm kardeşleri henüz bebekken ölür. 6 yaşına geldiğinde annesini de veremden kaybeder. Artık eve hiç uğramayan babasının “teyze” dediği yaşlı bir hanım tarafından Anadolu’nun bilindik aşk hikâyeleri anlatılarak büyütülür. Bu manzum hikâyeler, genç Yaşar’ın şiire ilgi duymasına neden olur. Okula başlama çağı geldiğinde, hiç kimseden destek göremez ve kendi başına gidip okula kaydolur. Zira içinde çok güçlü bir okuma isteği vardır… Bir süre sonra babası okula gittiğini duyar ve Yaşar’ı evden kovar. Okula gidebilmek için küçücük yaşta çalışmaya başlar, çevreden topladığı otları satar geçim yapar kendisine. Ancak bu duruma 1 yıl dayanabilir ve tekrar evine döner. Bu kez evde ...

Topkapı Sarayı’ndan çalınan

  Safevi (İran) Şahı’nın Osmanlı Padişahı’na dostluk hediyesi olan, 350 yıl korunduğu Topkapı Sarayı’ndan çalınarak parçalanan sayfaları Avrupa mezatlarında satılan Türk İslam sanatının paha biçilemez eseri Şehname’nin hazin hikayesini KARAR’a anlatan tarihçi Dr. Mehmet Tütüncü: “Satıldığına dair bir belge bulunmayan eserin bir sayfası 100 milyonlara satılıyor, toplam değeri 50 milyar lira. 5-10 bin liralık eserleri geri getirmek başarı değil, Türkiye Şehname’nin peşine neden düşmüyor?” SALİHA SULTAN Topkapı Sarayı’ndan çalınan ve acımasızca yırtılarak sayfaları Avrupa mezatlarında milyonlara satılan 15. yüzyıla ait Şehname nüshası, Christie’s Müzayede Evi’ndeki son satışı ile yeniden gündemde. Dün KARAR’da yer verdiğimiz özel haberimizde, yine Türkiye’den yurt dışına kaçırılan İznik çinisi gibi eserlerle birlikte Şehname’nin bir sayfasının daha 118 milyon liraya satıldığını aktardık. Haberin ardından Firdevsi’nin eserinin paha biçilemez bir nüshası olan ve Şah İsmail’in oğlu t...

Osman Batur

  Osman Batur (1899 - 29 Nisan 1951), Doğu Türkistan'ın bağımsızlığı için mücadele etmiş olan direnişçi lider. Altay Kazaklarındandır. 20. yüzyılın ilk yarısında Çinliler ve Ruslara karşı bağımsızlık mücadelesi vermiştir. Yaşam öyküsü Asıl adı Osman İslamoğlu'dur. "Batur" ona kahraman, cesur anlamında milletinin verdiği bir unvandır. 1899 yılında Altay'ın Koktokay ilçesinde Öngdirkara mevkiinde doğmuştur. Altay Kazaklarından orta hâlli bir çiftçi olan İslâm Bey'in oğludur. Göçebe Kazak hayatını yaşayarak büyüdü. 10 yaşından önce iyi bir binici ve usta bir avcı olan Osman Batur, savaş sanatının inceliklerini 12 yaşında hizmetine girdiği Kazak Türklerinden olan Böke Batur'dan öğrenmiştir. Böke Batur'un Çinlilere yenilmesi akabinde Böke Batur'un Tibet üzerinden Türkiye'ye ulaşmaya çalışırken yakalanıp başının kesilmesinden sonra doğduğu yerde 40 yaşına kadar çiftçilikle uğraştı. 1940 yılına gelindiğinde Çin yönetiminin baskılarını iyice ar...

WHERE IS MARTIN ROBERST?

  WHERE IS MARTIN ROBERST?   Where is college student Martin Roberst? Missing since 2016. In order to find the whereabouts of the disappeared person, it is necessary to look at the clues he left behind, to look at his thoughts. You need to research how you see life. Martin did not die, he purposefully vanished; because he realized that university life was not for him, he left his lover, he left his family, he realized that he could not do what his family wanted from him, he wanted to get rid of all social pressures, so he abandoned everything he was connected to, because he did not like his life, he went towards the things he loved, he loved the mountains, he has a tattoo of mountains on his arm, and Martin realized that he couldn't do the eight o'clock work, he wanted to be free and chose his path, his family forced him to be whoever he wanted; His family did not know the thoughts that were going through Martin's mind. Martin was a lover of wisdom, he left these traces...

BOK İÇİNDEKİ AVRUPA

    Nerden nereye... 1500'lerde İngiltere'de insanların çoğu Haziran'da evleniyordu senelik banyolarını da Mayıs'da yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı... Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu... Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu... Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti.. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu.. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü. İngilizce'deki 'banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın' (Don't throw the Baby out with the Bathwater) deyimi buradan gelmektedir. Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kedi...